Yazılar

izmir onkoloji doktorları

Meme Kanserinde Hastalık Evresine Göre Temel Tedavi Prensipleri

 

Meme kanserinin yaklaşık %15’i ilk tanı sırasında yaygın hastalık (metastaz; organlarda yayılım) ile karşımıza çıkmaktadır, kemikler en sık metastazın olduğu bölgeler olup, ileri evre hastaların çoğu yeni başlayan şiddetli bel/kalça ağrısı şeklinde fizik tedavi ya da ortopedi kliniklerinde araştırılıp tetkiklerde metastaz saptanması ile tarafımıza yönlendirilen hastalar olabilmektedir. Bunun dışında akciğer, karaciğer, beyin metastazları da sıklıkla görülebilmektedir.

İleri evre meme kanserinde tedavi şekilleri

İleri evre hastalarda hormonoterapi, kemoterapi, hedefe yönelik tedavi, immunoterapi ve kombinasyon tedaviler başlıca  tedavi seçenekleridir.  Bazı ileri evre meme kanserli hastaların seyri,  hiç kemoterapi almadan, ağızdan (oral yolla) tek bir hormonoterapi ilacıyla uzun aylar kontrollü ve iyi gidebilirken, bazı hastaların şiddetli ağrıları ve hastalığa bağlı şikayetleri olması nedeniyle (visseral kriz) öncelikle kemoterapi (yanına tümör tipine göre bazen hedefe yönelik tedavi de eklenebilir) başlanması gerekebilir. Bir kısım hastalarda ise kemoterapi ve immunoterapi birlikte önerilebilir. Burada karar verme aşamasında biz Tıbbi Onkoloji uzmanları, hastanın yaşı, hastalığının ağırlığı (yaygınlığı), genel iyilik hali (performans durumu) gibi parametreler yanında tümörün patolojik ve moleküler özelliklerine göre tedavi seçeneklerini belirleriz. Tüm meme kanserlerinin yaklaşık %25’inde hücre yüzeyinde HER2/neu (CERBB2) denilen bir büyüme faktörü aşırı derecede salgılanır, bu tip meme kanserlerinin tanısı tümör biyopsisinde patolojik olarak saptanır ve HER2 pozitif meme kanserleri olarak tanımlanır. Örneğin HER2 pozitif metastatik meme kanserinde, tedavide mutlaka HER2 hedefli tedavi (bir hedefli tedavi ve akıllı ilaç olarak bilinir) ve kemoterapi birlikte yeralmalıdır. Bunun dışında hormon reseptörü (östrojen ve progesteron) pozitif meme kanserlerinde ileri evre olsalar da sıklıkla sadece kemik ve yumuşak doku metastazı ile seyrederler; bu hasta grubunda da kemoterapi yerine hormonoterapi ± hedefe yönelik ağızdan kullanılan bir hedefe yönelik tedavi (akıllı ilaç) olan CDK4/6 inhibitörleri kullanılarak hastalık uzun süre kemoterapisiz kontrol altında tutulabilir. Üçlü negatif metastatik meme kanserinde ise kemoterapi ve immunoterapinin birlikte verilmesi hasta yaşamını uzatmaktadır.  Dolayısıyla tedavi tek tip değildir, bireysel ve kişiye özeldir. Artık yeni tedavi seçenekleri(hedefe yönelik tedavi, immunoterapi)  ile ileri evre olan hastalar dahi uzun yaşam süresine sahip olabilmektedirler.

Erken evre meme kanserinde tedavi planı

Yeni tanı meme kanserlerinin büyük kısmı organ dağılımı olmadan sadece memede sınırlı ya da bununla birlikte koltuk altında lenf bezlerinin de tutulmuş olduğu bölgesel hastalık şeklinde karşımıza çıkar. Bu hastalarda cerrahi en önemli tedavi olmakla birlikte bazı hastalara cerrahi öncesinde kemoterapi ( ve bazen ek olarak hedefli tedavi) ‘ ki buna neoadjuvan tedavi adı verilir ‘ önermemiz gerekebilmektedir. Burada da tamamen tümörün patolojik/moleküler özellikleri ya da bölgesel hastalığın (koltuk altı lenf bezlerine yayılım olması, ya da memedeki kitlenin büyük olması ya da meme başında çekilme vs olması) olup olmaması önem taşır. Bu nedenle hangi hastaya öncelikli olarak cerrahi yapılmalı hangi hastaya öncelikli olarak kemoterapi verilip ardından cerrahi yapılması kararının tümör konseylerinde tartışılması gerekmektedir.

Adjuvan tedavi nedir?

Neoadjuvan tedavi olmadan öncelikle cerrahi olan hastalarda operasyon sonrası adjuvan tedavi (tekrarlama riskini en aza indirmek için verilen koruyucu tedavi) veririz. Adjuvan tedavi şeklini ise patolojik evreleme, hastanın menopozda olup olmadığı, yaşı, tümörün çapı, koltuk altı lenf bezlerinde sıçrama olup olmadığı, tümörün derecesi, reseptör durumu [hormon reseptörleri -yani ER /PR (östrojen reseptörü/progesteron), HER2/neu ] GİBİ parametrelere dayanarak belirleriz. Adjuvan tedavide kemoterapi, radyoterapi , hedefe yönelik tedavi, hormonoterapi gibi seçenekler tek başına ya da hepsi birlikte verilebilir. Hormon reseptörleri pozitif olan erken evre hastalarda adjuvan kemoterapi alıp almayacağını netleştirmek için tümör dokusunda genetik testler isteriz, özellikle 21 genlik analizde (Oncotype Dx) hasta düşük-orta risk grubunda olan hastalarda kemoterapi önerilmez. Bu hastalarda sadece hormonoterapi tedavi yeterlidir.

Sonuç olarak adjuvan tedavi tek çeşit değildir, kişiye özgüdür.

izmir onkoloji doktorları

Meme Kanseri Belirtileri Nelerdir?

 

Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanserdir, yaşamı boyunca her 6-8 kadından biri meme kanserine yakalanmaktadır.

Meme kanseri  çoğunlukla memede ele gelen kitle, meme başında çöküklük, meme başından kanlı akıntı,  meme derisinde renk değişikliği (kızarıklık), bazen meme de portakal kabuğu görünümü, ya da memede hiçbir kitle olmadan sadece koltuk altında ele gelen kitle şeklinde bulgu verebilir. Memedeki kitleler genellikle ağrısızdır, ancak nadiren ağrı da eşlik edebilir. Kişiler çoğunlukla ağrısız kitle olduğu için kendilerince kötü huylu olmadığı kanaatine varıp hekime başvurmadıklarında maalesef ileri evrede yakalanabilmektedir.

Meme kanserinin  yaklaşık %15’i ilk tanı sırasında yaygın hastalık (metastaz; organlarda yayılım) ile karşımıza çıkmaktadır, kemikler en sık metastazın olduğu bölgeler olup, ileri evre hastaların çoğu yeni başlayan şiddetli bel/kalça ağrısı şeklinde fizik tedavi ya da ortopedi kliniklerinde araştırılıp tetkiklerde metastaz saptanması ile tarafımıza yönlendirilen hastalar olabilmektedir. Bunun dışında akciğer, karaciğer, beyin metastazları da sıklıkla görülebilmektedir. İleri evre hastalarda  hormonoterapi, kemoterapi, hedefe yönelik tedavi, immunoterapi  ve kombinasyon tedaviler başlıca  tedavi seçenekleridir.  Bazı ileri evre meme kanserli hastaların seyri,  hiç kemoterapi almadan, ağızdan (oral yolla) tek bir hormonoterapi  ilacıyla uzun aylar kontrollü  ve iyi gidebilirken, bazı hastaların şiddetli ağrıları ve hastalığa bağlı şikayetleri olması nedeniyle (visseral kriz) öncelikle kemoterapi (yanına tümör tipine göre bazen hedefe yönelik tedavi de eklenebilir) başlanması gerekebilir. Birkısım hastalarda ise kemoterapi ve immunoterapi birlikte önerilebilir. Burada karar verme aşamasında  biz Tıbbi Onkoloji uzmanları, hastanın yaşı, hastalığının ağırlığı (yaygınlığı), genel iyilik hali (performans durumu) gibi parametreler yanında  tümörün patolojik ve moleküler özelliklerine göre tedavi seçeneklerini belirleriz. Tedavi tek tip değildir, bireysel ve kişiye özeldir. Artık yeni tedavi seçenekleri ile dağılımı (metastazı) olan  hastalar dahi uzun yaşam süresine sahip olabilmektedirler.

Yeni tanı meme kanserlerinin büyük kısmı ise organ dağılımı olmadan sadece memede sınırlı ya da bununla birlikte koltuk altında lenf bezlerinin de tutulmuş olduğu bölgesel hastalık şeklinde karşımıza çıkar. Bu hastalarda cerrahi en önemli tedavi olmakla birlikte bazı hastalara cerrahi öncesinde kemoterapi ( ve bazen ek olarak hedefli tedavi) ‘ ki buna neoadjuvan tedavi adı verilir ‘ önermemiz gerekebilmektedir. Burada da tamamen tümörün patolojik/moleküler özellikleri ya da bölgesel hastalığın (koltuk altı lenf bezlerine yayılım olması, ya da memedeki kitlenin büyük olması ya da meme başında çekilme vs olması) olup olmaması önem taşır. Bu nedenle hangi hastaya öncelikli olarak cerrahi yapılmalı hangi hastaya öncelikli olarak kemoterapi verilip ardından cerrahi yapılması kararının tümör konseylerinde tartışılması gerekmektedir.