Yazılar

izmir onkoloji doktorları

Meme Kanseri Nasıl Karşımıza Çıkar? Tedavi Şekli Nelerdir?

 

Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanserdir, yaşamı boyunca her 6-8 kadından biri meme kanserine yakalanmaktadır.

Meme kanseri  çoğunlukla memede ele gelen kitle, meme başında çöküklük, meme başından kanlı akıntı,  meme derisinde renk değişikliği (kızarıklık), bazen meme de portakal kabuğu görünümü, ya da memede hiçbir kitle olmadan sadece koltuk altında ele gelen kitle şeklinde bulgu verebilir. Memedeki kitleler genellikle ağrısızdır, ancak nadiren ağrı da eşlik edebilir. Kişiler çoğunlukla ağrısız kitle olduğu için kendilerince kötü huylu olmadığı kanaatine varıp hekime başvurmadıklarında maalesef ileri evrede yakalanabilmektedir.

Meme kanserinin  yaklaşık %15’i ilk tanı sırasında yaygın hastalık (metastaz; organlarda yayılım) ile karşımıza çıkmaktadır, kemikler en sık metastazın olduğu bölgeler olup, ileri evre hastaların çoğu yeni başlayan şiddetli bel/kalça ağrısı şeklinde fizik tedavi ya da ortopedi kliniklerinde araştırılıp tetkiklerde metastaz saptanması ile tarafımıza yönlendirilen hastalar olabilmektedir. Bunun dışında akciğer, karaciğer, beyin metastazları da sıklıkla görülebilmektedir. İleri evre hastalarda  hormonoterapi, kemoterapi, hedefe yönelik tedavi, immunoterapi  ve kombinasyon tedaviler başlıca  tedavi seçenekleridir.  Bazı ileri evre meme kanserli hastaların seyri,  hiç kemoterapi almadan, ağızdan (oral yolla) tek bir hormonoterapi  ilacıyla uzun aylar kontrollü  ve iyi gidebilirken, bazı hastaların şiddetli ağrıları ve hastalığa bağlı şikayetleri olması nedeniyle (visseral kriz) öncelikle kemoterapi (yanına tümör tipine göre bazen hedefe yönelik tedavi de eklenebilir) başlanması gerekebilir. Birkısım hastalarda ise kemoterapi ve immunoterapi birlikte önerilebilir. Burada karar verme aşamasında  biz Tıbbi Onkoloji uzmanları, hastanın yaşı, hastalığının ağırlığı (yaygınlığı), genel iyilik hali (performans durumu) gibi parametreler yanında  tümörün patolojik ve moleküler özelliklerine göre tedavi seçeneklerini belirleriz. Tedavi tek tip değildir, bireysel ve kişiye özeldir. Artık yeni tedavi seçenekleri ile dağılımı (metastazı) olan  hastalar dahi uzun yaşam süresine sahip olabilmektedirler.

Yeni tanı meme kanserlerinin büyük kısmı ise organ dağılımı olmadan sadece memede sınırlı ya da bununla birlikte koltuk altında lenf bezlerinin de tutulmuş olduğu bölgesel hastalık şeklinde karşımıza çıkar. Bu hastalarda cerrahi en önemli tedavi olmakla birlikte bazı hastalara cerrahi öncesinde kemoterapi ( ve bazen ek olarak hedefli tedavi) ‘ ki buna neoadjuvan tedavi adı verilir ‘ önermemiz gerekebilmektedir. Burada da tamamen tümörün patolojik/moleküler özellikleri ya da bölgesel hastalığın (koltuk altı lenf bezlerine yayılım olması, ya da memedeki kitlenin büyük olması ya da meme başında çekilme vs olması) olup olmaması önem taşır. Bu nedenle hangi hastaya öncelikli olarak cerrahi yapılmalı hangi hastaya öncelikli olarak kemoterapi verilip ardından cerrahi yapılması kararının tümör konseylerinde tartışılması gerekmektedir.